Sırma Duman

"HIVE´ın belki en büyük katkısı size bir bakış açısı sunması ve bu bakış açısının içinde umutsuzluğa yer yok. Bu bakış açısının içinde denemek var, yanılmak var, çözümler bulmak ve başarmak var."

Her şey mail kutumda üst üste HIVE başvurusu için hatırlatma e-mailleri almam ile başladı. Bir noktadan sonra neden şansımı denemiyorum dedim. Program için seçilen şehir olan Berlin ise, her zaman benim aklımda özellikli ve cazip idi.

Kabul edilmeme kadar olan süreç macera dolu geçti; günlük hayatımda karşıma çıkan beklenmedik sıkıntılar, o hafta stresle, hep zaman baskısı ve koşturmaca içerisinde bir sonraki adıma hazırlanmama sebep oldu. Arada yaşanan küçük-büyük heyecanlar ve kendiliğinden gelişen baş etme yöntemleriyle bir şekilde hızlı bir dönüşüm başladı.

Yeni ya da başka bir deyişle kendi karakterime daha uygun bir hayata başlama isteğim güçlendi. Hayattan ne almam ve hayata ne katmam gerektiği konusunda biraz daha dürüst kafa yormamı sağladı. Hive Berlin öncesi koçluk çalışmalarımızda programın hayatıma katkısı ile ilgili yorumum "Pandora´nın kutusu"nun açılması olmuştu. Sizinle benzer yollardan geçmiş insanlar ile görüşmek, buluşmak ve uluslararası bir ağ oluşturmak, bir yandan düşünmeye bir yandan da uygulamaya itiyor.

Umutsuzluk insanın yaratıcılığını ve verimliliğini kısıtlar. HIVE´ın belki en büyük katkısı bir bakış açısı sunması ve bu bakış açısının içinde umutsuzluğa yer yok. Bu bakış açısının içinde denemek var, yanılmak var, çözümler bulmak ve başarmak var. Kısaca, HIVE az ya da çok hepimizin yaşamak isteyebileceği türden bir dünyaya açılıyor. Yeterince zekice projeler üretir ve gerçekçi bir şekilde uygulamaya koyabilirseniz, sosyal girişimlerde özel sektörün dinamizmi ve gücüyle çalışabilirseniz, başarı ve dönüşüm beraberinde gelecektir. Teknoloji ve açıklık ise bunun anahtarıdır. Paylaşım ve birlikte çalışma olmadan netice elde etmek bu anlayışa göre pek mümkün değil.

HIVE o kadar içten bir oluşum ki, dürüst olma cesaretini göstermeniz gerekiyor. Bu dürüstlük sizi kendiniz ile yüzleşmeye itiyor. Süreç boyunca dürüstlüğün yan etkileri baş gösterebilir; iç ve dış çatışma, bugüne kadar ne yaptım, ne yapacağım, ne yapmalıyım, neden yapamadım şimdi neden yapabilirim gibi. İçtenlikle kendime ben ne istiyorum diye sorma imkanını buldum. Bu çok basit görünen soru, içtenlikle yanıtlamak istediğinizde sizi gitmeye korktuğunuz yerlere yönlendirse de sürece güveniyorsunuz.

Program sırasında tam olarak aynı şekilde düşünmesek de benzer bir düşünce yapısına ve kritik bir düşünme şekline sahip olan insanlar tanıdım. Tek tip düşünce kısırlık yaratırken, HIVE´da fikirler çeşitli idi; sadece dünyaya bakış açısı ve var olan sorunlara yaklaşımlar ve çözüm motivasyonları benzer bileşenler üzerine oturuyordu. Temel olan ortaklık, bireylerin güçlendirilmesi, özgür düşünce ve pozitif değişim ekseni. Dünyayı değiştirmek iddialı bir çıkış noktası. Hepimiz öyle ya da böyle dünyayı kurtarmak istiyoruz; ancak nasıl yapacağımız konusunda çoğunlukla bir fikrimiz olmuyor. HIVE´da pratik örnekler ve uygulamalar ile bunun mümkün olduğunu görebiliyoruz. Bu noktada bir şeyin mümkün olduğunu bilmek belirleyici, çabalamaya devam etmemiz için bir şeylerin mümkün olduğuna dair inancımızdan kaynak bulur.

Program dahilinde kendinize, 10 yıl-5 yıl-1yıl ve 90 gün olmak üzere rota çizmeniz bekleniyor. Bu, kendinizi yeniden temel hayat beklentilerinize ve verebileceklerinize göre hizalamanız için bir fırsat. Hatta programın kurucusu, sizden bu hedeflerinizin yazılı olduğu kağıdı duvara asıp fotoğrafını kendisine göndermeniz için söz alıyor. Kişisel hedeflerinize ulaşmanız ve sadece bireysel olarak değil, en yetenekli olduğunuz alanlarda sivrilmenizin hedeflenmesi programın işlerliği açısından büyük bir gösterge. Paylaşılan kişisel tecrübeler ve defalarca vurgulandığı üzere açıklık ile yaklaşmak bir sosyal ağa dahil olduğunuz hissini güçlendiriyor.

Temel prensip, bireylerin her birinin güçlü olduğu ve liderlik geliştirdiği bir sistemin gücünün de etki alanının da katlanarak artması üzerine. Bu sistemde katma değer üretimi odaklı sosyal çevrenin önemi ve yatay düzlemde işbirliklerinin, döngüsel ekonominin ve ekosistemlerin korunmasının önemi ön plana çıkıyor. Program sırasında Birleşmiş Milletler Kalkınma Planı´nı defalarca çeşitli formatlardaki çalıştaylarda ele aldık. Günlük hayatımızda da dünya gelişiminin hatta çevremizdeki birçok dönüşümün, bu kararlaştırılan 17 hedefe ulaşmaya yönelik adımlar olduğu, konu ile ne kadar fazla ilgilenirseniz o kadar belirginleşiyor.

Temelde kendi karakteriniz, hedefleriniz ve hayatta değer verdiğiniz amaçlar ile örülü bir yolda yürüme riskini almak, bu riski almış ve başarılı olmuş insanlar görünce daha yapılabilir duruyor. Tabi ki biz bu insanları başarılı oldukları için görüyor ve başarısız olanları da o çalışma alanında olmadıkları ya da başarısız olup aynı zamanda vazgeçmiş de oldukları için göremiyor olabiliriz. Dünya gelişmeye her zaman açık. Başarılı öğrenmenin yolu her zaman düşmeyi öğrenmekten geçiyor, oradaki birçok girişimcinin başarı hikayeleri olduğu kadar başarısızlık hikayeleri olduğuna da eminim; aksi halde birbirlerine o kadar büyük bir anlayışla yaklaşamazlardı.

HIVE´daki ortak konuya dahil olmak benim içimde aynı zamanda bir tür sağlama yapma imkanı sağladı. Bazen yalnız hissediyoruz ve düşündüklerimizin karşılık bulamadığından yakınıyoruz. Aslında hiç de o kadar yalnız değilmişiz. Aynı derdi edinen değişik milletlerden, değişik sosyo-ekonomik katmanlardan insanlar varmış ve bu insanlar kendilerini bildiklerinden beri aynı savaşımı veriyorlarmış. İçimizdeki yaratıcı ve parlak yanı aslında hiçbir zaman köreltmememiz gerekiyormuş. Bunu belki de ilk defa gerçekten HIVE süreci boyunca fark ettim.

Program öncesinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Kariyer Merkezi´nin sunduğu imkanlar, profesyonel koçluk çalışmaları ve detaylı analizler de içgörü geliştirmemde ve kendimi tartmamda oldukça yardımcı oldu. Artık hangi konulara daha fazla dikkat etmem gerektiğini biliyorum. Önümdeki süre boyunca bu noktalara eğilmeye çalışacağım. İlginç yanı da, bazı eleştirilen yönlerimin test sonuçları ile örtüştüğünü fark etmem oldu. Tabi ki test sonuçlarında kabul etmediğim ya da pek hoşlanmadığım sonuçlar da olmuş olabilir. Öte yandan pek de fakında olmadığım, ortalamanın üzerinde kuvvetli yanlarım da varmış.

Hayatta bize cesaret verebilecek bir nokta, başarının her zaman doğru anda, doğru şekilde alınan bir riskten ileri gelmesidir. HIVE´da da konuşmacılarda ve tanıtımlarında, verdikleri örneklerde bunu gözlemleyebiliyoruz.

Beğendiğiniz bir girişimciden içtenlikle bir danışmanlık rica ettiğinizde sizi geri çevirmiyor ve duymak istediğiniz yanıtı da size öyle rahat edesiniz diye vermiyor. Doğru olan yanıtı söylüyor. Sevdiğiniz işi yapmanızı ve risk almanızı öğütlüyor.

HIVE Europe çok kuvvetli bir ilk çıkış noktası, İstanbul´da da organize edilmesini ve ilgisi olan tüm öğrencilerin de bu organizasyondan istifade etmesini temenni ederim.

Programın son gününde Berlin´de dikkatimi bir söz çekti: "Don´t talk the talk, if you can´t walk the walk." "O yolu yürüyemiyorsan, o lafı konuşma." olarak çevirebiliriz sanırım.

Süreçsel geziye çıkan birçok gezgin gibi, HIVE´a giden kişi ile dönen kişi aynı insan olmuyor. Hep birlikte büyümek ve gelişmek dileği ile ...

 
Yandex.Metrica